Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

4000 Yıllık Kadim Şehir: Elazığ’ın Tarihi ve Harput’un Bilinmeyenleri

Doğu Anadolu’nun incisi Elazığ, 4 bin yıla dayanan köklü geçmişiyle

Doğu Anadolu’nun incisi Elazığ, 4 bin yıla dayanan köklü geçmişiyle medeniyetlerin buluşma noktası olmaya devam ediyor. Hurriler’den Urartular’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar birçok imparatorluğa ev sahipliği yapan Elazığ ve Harput’un büyüleyici tarihini mercek altına aldık.

Günümüz Elazığ kent merkezinin temelleri her ne kadar yeni olsa da, şehrin ruhu ve kökeni sadece 5 km uzaklıktaki Harput antik kentinde saklı. Tarihi kayıtlara göre M.Ö. 2000’li yıllarda “İşuva” adıyla anılan bu bölge, stratejik konumu ve verimli ovasıyla Anadolu tarihinin en önemli kilit noktalarından biri kabul ediliyor.

Harput: İlk Yerleşimden Türk Hakimiyetine

Harput’un yazılı tarihi, Asya kökenli Hurriler ile başlıyor. Hitit ve Asur kaynaklarında adı geçen bölge, M.Ö. 9. yüzyılda Urartular’ın hakimiyetine girmiş ve bugün hala dimdik ayakta duran Harput Kalesi gibi eşsiz eserler bu dönemde şekillenmeye başlamıştır.

1071 Malazgirt Zaferi’nin ardından Anadolu’nun kapılarının Türklere açılmasıyla birlikte, 1085 yılında Çubuk Bey tarafından fethedilen Harput, tam anlamıyla bir Türk yurdu haline gelmiştir. Çubukoğulları ile başlayan Türk dönemi; Artukoğulları, Selçuklular ve Akkoyunlular ile devam ederek şehri bir kültür ve sanat merkezine dönüştürmüştür.

Yavuz Sultan Selim ve Osmanlı Dönemi

1516 yılında Çaldıran Zaferi sonrası Yavuz Sultan Selim tarafından Osmanlı topraklarına katılan Harput, 19. yüzyıla kadar eyaletin en gözde şehirlerinden biri oldu. Ancak gelişen teknoloji ve şehircilik anlayışı, Harput’un sarp kayalıklarından bugünkü Agavat Mezrası olarak bilinen Elazığ ovasına taşınmasını zorunlu kıldı. 1834 yılında başlayan bu büyük taşınma, modern Elazığ’ın doğuşu oldu.

Atatürk ve “Elazığ” İsminin Hikayesi

Şehrin tarihinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün çok özel bir yeri vardır. İlk kez 1916’da 2. Ordu Komutanı olarak şehre gelen Atatürk’ün, Kurtuluş Savaşı fikrini burada silah arkadaşlarıyla paylaştığı rivayet edilir. 1937 yılındaki ikinci ziyaretinde ise şehrin “azığı bol il” anlamına gelen “Elazık” ismini almasını istemiş, bu isim daha sonra TBMM kararıyla “Elazığ” olarak resmileşmiştir.

Elazığ Tarihi Kronolojisi (Önemli Dönemler)

Elazığ ve Harput coğrafyasında hüküm sürmüş belli başlı medeniyetler:

DönemUygarlık / Devlet
M.Ö. 20. yyHurriler
M.Ö. 9. yyUrartular
1085Çubukoğulları (Türk Dönemi Başlangıcı)
1110Artukoğulları (Belek Gazi Dönemi)
1234Anadolu Selçuklu Devleti
1465Akkoyunlular (Uzun Hasan)
1516Osmanlı İmparatorluğu
1937Elazığ İsminin Kabulü

Bugünün Elazığ’ı: Doğu’nun Eğitim ve Kültür Başkenti

Bugün Keban, Karakaya ve Hazar Gölü gibi baraj ve göllerle çevrili olan Elazığ, karasal iklimden ılıman bir iklime geçiş yapmıştır. Bir “Üniversite Şehri” kimliği taşıyan kent, köklü Harput kültürüyle modern şehirciliği harmanlayarak “Doğu’nun İncisi” sıfatını gururla taşımaktadır.


Sıkça Sorulan Sorular

Elazığ’ın eski adı nedir?

Şehir geçmişte Mamurat-ül Aziz, Elaziz ve Elazık isimleriyle anılmıştır. Tarihi merkezi ise Harput’tur.

Harput Kalesi’ni kim yaptı?

Harput Kalesi’nin temelleri M.Ö. 8. yüzyılda Urartular tarafından atılmış, sonraki medeniyetler tarafından onarılmıştır.

Elazığ ismi nereden gelir?

1937 yılında Atatürk tarafından “azığı bol, rızkı bol” anlamında “Elazık” olarak önerilmiş ve daha sonra Elazığ halini almıştır.

Özhanlar Mobilya