Yüksek Seçim Kurulu (YSK), 2025 yılı sonu nüfus verilerini esas alarak illerin çıkaracağı milletvekili sayılarını yeniden belirledi. Erzincan’da nüfusun kritik eşiğin altında kalmasıyla birlikte, şehrin Meclis’teki temsilci sayısı 2’de sabit kaldı.
Yüksek Seçim Kurulu, Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan 31 Aralık 2025 tarihli Adrese Dayalı Nüfus Kayıt Sistemi (ADNKS) sonuçlarına dayanarak, 600 milletvekilinin illere göre dağılımını güncelledi. Resmi Gazete’de yayımlanan karara göre, Erzincan’ın kan kaybeden nüfusu, siyasi temsil gücünü artırma çabalarına engel oldu.
NÜFUS KAYBI TEMSİL SAYISINI ETKİLEDİ
Verilere göre Erzincan’ın nüfusu, 2024 yılındaki 241 bin 239 seviyesinden, 2025 yılı sonunda 239 bin 625’e geriledi. Bir yıl içerisinde yaşanan 1.614 kişilik azalma, Erzincan’ın uzun süredir hayalini kurduğu 3. milletvekilliği şansını zora soktu. Yeni düzenlemeyle birlikte Erzincan, önümüzdeki seçimlerde de TBMM’de 2 milletvekili ile temsil edilecek.
KOMŞU İLLERDE DURUM: ERZURUM KAN KAYBETTİ
YSK’nın açıkladığı yeni tabloda Erzincan’ın komşularında da dikkat çeken değişiklikler yaşandı:
- Erzurum: Milletvekili sayısı 6’dan 5’e düştü.
- Elazığ: 5 milletvekili.
- Sivas: 5 milletvekili.
- Malatya: 6 milletvekili.
- Bingöl: 3 milletvekili.
- Giresun: 4 milletvekili.
- Gümüşhane ve Tunceli: 2 milletvekili.
- Bayburt: 1 milletvekili.
ÇAKIRBAY: “EN AZ 250 BİN NÜFUS ŞART”
Erzincan’ın yeniden 3 milletvekiliyle temsil edilmesi için uzun süredir “Nüfus Kampanyası” yürüten MHP Merkez İlçe Başkanı Mustafa Erdem Çakırbay, YSK’nın 2026/1609 sayılı kararı sonrası önemli açıklamalarda bulundu.

Karabük örneği üzerinden duruma açıklık getiren Çakırbay, şu ifadeleri kullandı:
“YSK kararına göre, 2024 yılında 250 bin 478 nüfusla 3 milletvekiline sahip olan Karabük’ün, nüfusu 2025’te 249 bin 614’e düşünce vekil sayısı 2’ye gerilemiştir. Bu tablo, başından beri savunduğumuz gerçeği teyit ediyor: Erzincan’ın hakkı olan 3. milletvekilini geri alabilmesi için nüfusumuzun en az 250 bin sınırını aşması şarttır.”
Erzincan’da siyasi çevreler, nüfus artışı ve tersine göç için yapılan çalışmaların daha kapsayıcı hale getirilmesi gerektiğini vurguluyor.
