Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

“Geçen Yıl Aşı Olmuştum” Diye Düşünenler Dikkate! Dr. Mahmut Yılmaz Açıkladı

Sonbahar mevsiminin gelmesi ve hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte Erzincan’da solunum

Sonbahar mevsiminin gelmesi ve hava sıcaklıklarının düşmesiyle birlikte Erzincan’da solunum yolu enfeksiyon vakalarında artış yaşanıyor. Ulalar Aile Sağlığı Merkezi hekimlerinden Dr. Mahmut Yılmaz, kış öncesi vatandaşları uyararak gribin (influenza) basit bir üşütme olmadığını, özellikle risk grubundaki bireyler için hayati tehlike oluşturabileceğini vurguladı. Yılmaz, hastalıktan korunmanın en etkili ve bilimsel yolunun ise zamanında yapılan grip aşısı olduğunu belirtti.

Sonbaharla birlikte değişen hava şartları, kapalı ortamlarda geçirilen sürenin uzaması ve havalandırmanın azalması, virüslerin toplum içinde hızla yayılmasına zemin hazırlıyor. Bölgede hava sıcaklıklarının hissedilir derecede düşmesiyle birlikte Aile Sağlığı Merkezlerine yapılan üst solunum yolu başvurularında da yoğunluk başladı.

“GRİP BASİT BİR SOĞUK ALGINLIĞI DEĞİLDİR”

Saha gözlemlerine ve hekimlik tecrübelerine dayanarak toplumda çok yaygın bir yanılgı bulunduğunu ifade eden Dr. Mahmut Yılmaz, sıradan bir soğuk algınlığı ile gribin birbirine karıştırılmaması gerektiğine dikkat çekti.

Gribin doğrudan influenza virüsü nedeniyle ortaya çıkan ağır bir tablo olduğuna değinen Dr. Yılmaz, “Halk arasında hafif bir kırgınlık veya basit bir üşütme gibi algılanan grip; aslında ani yükselen yüksek ateş, şiddetli baş ve kas-eklem ağrıları, aşırı halsizlik ve kuru öksürükle kendini gösteren sistemik bir hastalıktır. Bağışıklık sistemi güçlü bireyleri dahi yatağa düşüren bu virüs, risk grubundaki vatandaşlarımızda ise maalesef akciğer enfeksiyonlarına, zatürreye ve hatta hayati risklere yol açabilmektedir” dedi.

“AŞI HER SEZON YENİLENMEK ZORUNDADIR”

İnfluenza virüsünün en belirgin özelliğinin sürekli mutasyona uğrayarak yapısını değiştirmesi olduğunu vurgulayan Dr. Mahmut Yılmaz, aşıların da her yıl virüsün o sezon aktif olması beklenen türlerine göre dünya genelinde güncellendiğini belirtti. Hastalarından en sık aldığı “Geçen yıl aşı olmuştum, bu yıl tekrar olmama gerek var mı?” sorusuna da açıklık getiren Yılmaz, şunları söyledi:

“Cevabımız çok net: Evet, her yıl yeniden aşı olunmalıdır. Çünkü hem aşının vücuda sağladığı koruyucu antikor seviyesi zamanla azalır hem de virüs geçen yıla göre şekil değiştirir. Aşının vücutta tam koruyuculuk sağlaması ve antikor oluşturması yaklaşık 2 ila 4 haftalık bir süreç gerektirir. Bu nedenle Türkiye şartlarında en ideal aşılanma dönemi Ekim ve Kasım aylarıdır. Ancak bu ayları kaçıran vatandaşlarımız ‘Geç kaldım’ düşüncesiyle aşıdan vazgeçmemelidir. Virüsün dolaşımda olduğu kış ayları boyunca, hatta Şubat ve Mart aylarında dahi risk grubundakilerin aşı yaptırması hayati koruma sağlar.”

HAYATİ RİSK ALTINDAKİ GRUPLAR: KİMLER MUTLAKA AŞI OLMALI?

Grip aşısının toplumun her kesimi için koruyucu bir önlem olmakla birlikte, bazı kronik rahatsızlığı bulunanlar ve yaş grupları için doğrudan hayat kurtarıcı bir kalkan işlevi gördüğünü ifade eden Dr. Yılmaz, Ulalar Aile Sağlığı Merkezi bünyesinde öncelikli olarak takibini yaptıkları risk gruplarını şöyle sıraladı:

  • 65 Yaş ve Üzeri Yaşlılar: İlerleyen yaşla birlikte zayıflayan bağışıklık sistemi, solunum yolu enfeksiyonlarına karşı vücudu savunmasız bırakır. Bu yaş grubunda grip, doğrudan zatürreye (pnömoni) dönüşerek hastane ve yoğun bakım süreçlerini tetikleyebilir.
  • Kronik Hastalığı Bulunanlar: Kalp ve damar hastaları (kalp yetmezliği, tansiyon), kronik akciğer hastaları (astım, KOAH, bronşit), şeker (diyabet) hastaları, böbrek yetmezliği olanlar ve kanser tedavisi gibi nedenlerle bağışıklık sistemi baskılanmış bireyler gribi en ağır geçiren gruptadır.
  • Gebe ve Anne Adayları: Hamilelik sürecinde meydana gelen fizyolojik ve hormonal değişiklikler gribin ağır seyretme riskini artırır. Hekim onayıyla hamileliğin özellikle ikinci ve üçüncü üç aylık döneminde yapılan aşı, hem anne adayını hem de doğacak bebeği koruma altına alır.
  • Sağlık Çalışanları ve Toplu Alan Yaşamı: Hastalarla sürekli temas halinde olan sağlık personeli ile bakımevi ve huzurevlerinde kalan vatandaşlar toplu bulaş riskini önlemek adına ilk sırada aşılanmalıdır.

TOPLUMDAKİ EFSANELER VE TIBBİ GERÇEKLER

Aşı karşıtlığına veya aşı tereddüdüne yol açan kulaktan dolma yanlış bilgilere de değinen Dr. Mahmut Yılmaz, toplumda doğru bilinen iki büyük yanlışa açıklık getirdi:

1. Yanlış: “Grip aşısı yaptırdım ama aşı yüzünden grip oldum.”

Gerçek: Grip aşısının içinde canlı virüs bulunmaz; aşı inaktif (ölü) virüs parçacıklarından oluşur. Bu nedenle aşının doğrudan gribe yol açması tıbben imkansızdır. Aşı sonrası görülebilecek hafif kol ağrısı veya çok hafif kırgınlık, bağışıklık sisteminizin aşıyı tanıyıp savunma hazırladığına dair doğal bir reaksiyondur.

2. Yanlış: “İyi besleniyorum, doğal takviyeler alıyorum; aşıya ihtiyacım yok.”

Gerçek: Dengeli beslenme, düzenli uyku ve spor genel sağlık için elzemdir; ancak influenza son derece bulaşıcı ve agresif bir virüstür. Vücut daha önce bu virüsle karşılaşmamışsa veya aşıyla tanıtılmamışsa en güçlü bünyeleri dahi yatağa düşürebilir. Aşı, vücut savunmasına virüsü önceden tanıtan bir “güvenlik haritası” sunar.

“HASTALIK GELMEDEN ÖNLEM ALMAK TEDAVİDEN KOLAYDIR”

Aşılanmanın sadece kişisel bir korunma değil, aynı zamanda toplum sağlığını, iş gücü kaybını ve sağlık sistemindeki yoğunluğu koruyan en ekonomik yöntem olduğunu hatırlatan Dr. Mahmut Yılmaz, sözlerini şöyle tamamladı:

“Unutmayalım ki, hastalık gelmeden önlem almak, hastalandıktan sonra tedavi olmaktan her zaman daha kolay, daha güvenli ve daha zahmetsizdir. Kış mevsimini sevdiklerinizle birlikte sağlıklı, huzurlu ve zinde geçirmek için vakit kaybetmeden aile hekiminize veya en yakın sağlık kuruluşuna başvurarak grip aşısı hakkında bilgi alın.”

Elazığ Çelik Ahşap