Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Prof. Dr. Fikret Gülaçtı’dan Anlamlı Mesaj: “Anne Vatandır, Türk Medeniyetinin Omurgasıdır”

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm

Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Eğitim Fakültesi Eğitim Bilimleri Bölüm Başkanı ve PDR Anabilim Dalı Öğretim Üyesi Prof. Dr. Fikret Gülaçtı, Anneler Günü dolayısıyla kaleme aldığı yazısında Türk medeniyetinde anneliğin derin sosyolojik, psikolojik ve kültürel köklerini analiz etti. Gülaçtı, Anadolu irfanındaki “Anne vatandır” sözünden hareketle, anneliğin sadece biyolojik bir süreç değil, toplumsal bir varoluş biçimi olduğunu vurguladı.

Prof. Dr. Fikret Gülaçtı, Anneler Günü dolayısıyla yayımladığı analizinde “Anne vatandır” vurgusu yaptı. Türk medeniyetinde anneliğin sosyolojik köklerine inen Gülaçtı; şehit annelerinden çalışan kadınlara kadar anneliğin “toprak gibi” besleyici gücünü kaleme aldı.

“Anadolu Bir Annenin Bedenidir”

Prof. Dr. Gülaçtı, Türk kültüründe anne kavramının coğrafya ile özdeşleştiğine dikkat çekerek, dilimizdeki “Anayurt”, “Anavatan” ve “Anadil” kavramlarının tesadüf olmadığını belirtti. Anadolu’nun tıpkı bir anne gibi bereketli ve koruyucu olduğunu ifade eden Gülaçtı, şu değerlendirmelerde bulundu: “Anadolu, burada doğup büyüyen biri için canlıdır, nefes alır. Tıpkı bir anne gibi tohumunu serper ve sizi korur. Kültürümüzün derinliklerinden yükselen bu ikrar, en kutsal ve kalıcı olanı tanımlarken dilimizin önüne hep anneyi koymuştur.”

Anneliğin Farklı Yüzleri: Şehit Annelerinden Çalışan Kadınlara

Yazısında anneliği geniş bir çerçevede ele alan Gülaçtı; şehit anneleri, öğretmen anneler, çalışan anneler ve anne olamayan kadınların toplumsal rollerine dair önemli tespitler yaptı: Şehit Anneleri: Türk toplumunun en ağır yükünü taşıyan bu annelerin hem ulvi bir gururu hem de insani bir yası aynı anda yaşadığını belirten Gülaçtı, medeniyetin bu annelerin sadece vakur duruşuna değil, gözyaşına da sahip çıkması gerektiğini vurguladı.

Öğretmen Anneler: Annelik şefkatini kamusal alana taşıyarak devletin koridorlarını ısıtan öğretmenlerin, iki zorlu rol arasında yorulduğunu ve daha fazla desteklenmeleri gerektiğini ifade etti. Çalışan Anneler: Modern Türkiye’nin en karmaşık kimliklerinden biri olan çalışan annelerin, kariyer ve annelik arasında yargılanmak yerine her iki alanda da güçlendirilmesi gerektiğine dikkat çekti.

“Annelik Sadece Biyolojik Bir Olgu Değildir”

Toplumda anne olamayan kadınların yaşadığı sessiz acıya da değinen Prof. Dr. Gülaçtı, anneliği “eksiklik” üzerinden tanımlamanın büyük bir hata olduğunu savundu. Gülaçtı, “Annelik; şefkattir, içgüdüdür ve başkasını kendinden önce düşünme kapasitesidir. Bu kapasite biyolojik doğumla kazanılmaz. Bir yetimhanedeki gönüllüde, yeğenini büyüten teyzede veya öğrencisine sahip çıkan öğretmende de bu ruh vardır,” diyerek “anne olmak” ile “annelik etmek” arasındaki ince çizgiye vurgu yaptı.

Bilimsel ve Dini Perspektif: Psikoloji ve İslam Etiği

Anneliğin psikolojik boyutunu Bowlby’nin “bağlanma kuramı” üzerinden açıklayan Gülaçtı, güvenli bağlanmanın gelecek nesillerin ruh sağlığının temeli olduğunu hatırlattı. Öte yandan, İslam medeniyetinde Hz. Peygamber’in (s.a.v.) “Cennet annelerin ayakları altındadır” hadisiyle bu makamın kutsallığının perçinlendiğini, İmam Gazali’den tasavvuf geleneğine kadar annenin “Rahman” sıfatının yeryüzündeki yansıması olarak görüldüğünü belirtti.

“Anneye Yapılan Haksızlık Vatana Yapılmıştır”

Yazısını Erzincan ovasında çalışan bir kadın imgesiyle sonlandıran Prof. Dr. Fikret Gülaçtı, anneliğin tıpkı toprak gibi sabırlı, besleyici ve fedakâr olduğunu ifade ederek toplumsal bir sorumluluk çağrısında bulundu: “Annenin gücü, toplumun omurgasıdır. Bu omurgayı sağlam tutmak hepimizin sorumluluğudur. Unutulmamalıdır ki; anneye yapılan her haksızlık, aslında vatana yapılmış bir haksızlıktır.” Dedi.

Elazığ Çelik Ahşap