Erzincan’ın Üzümlü ilçesi Üçler Mahallesi Çermeler bölgesinde meydana gelen heyelanın ardından bölgede gözle görülmeyen zemin hareketliliği de mercek altına alındı. Gümüşhane Üniversitesi Öğretim Üyesi ve Harita Mühendisliği uzmanı Prof. Dr. Sefa Yalvaç, Erzincan Birlik Gazetesi’ne özel açıklamalarda bulunarak, uydu radar verileri üzerinden yaptığı analizlerin dikkat çeken sonuçlarını paylaştı.
2023 yılından 15 Ağustos 2026’ya kadar elde edilen uydu radar verilerini inceleyen Yalvaç, hareketliliğin yalnızca mevcut heyelanın yaşandığı bölgeyle sınırlı olmadığını belirledi.
Trabzon Teknokent bünyesinde geliştirilen yerli DefoSense platformu üzerinden gerçekleştirilen analizlerde, Üzümlü ve çevresindeki dağ yamaçlarında geniş bir alanda zemin deformasyonu tespit edildi.
Analizlerde bazı noktalarda izleme dönemi boyunca 50 santimetreye ulaşan hareketler görülürken, bölgedeki yıllık hareket hızının yaklaşık 150 milimetre seviyesinde olduğu değerlendirildi.
En dikkat çekici sonuç ise hareketlilik tespit edilen alanın büyüklüğü oldu. Uydu verilerine göre yaklaşık 1,78 kilometrekare, yani 1 milyon 779 bin metrekarelik alanda zemin hareketliliği bulunuyor.
SAHADA TEDBİRLER ARTIRILDI
Üçler Mahallesi Çermeler bölgesinde meydana gelen heyelan sonrası ekipler bölgede güvenlik önlemlerini artırdı.
Kayan kütlenin etkileyebileceği değerlendirilen 6 bağ evi tedbir amacıyla boşaltılırken, bölgedeki yol ulaşım ve yaya trafiğine kapatıldı. Heyelan sahası ise güvenlik kameralarıyla canlı olarak takip edilmeye başlandı.
Ancak Prof. Dr. Sefa Yalvaç’ın yaptığı uydu analizleri, yalnızca mevcut kayan bölgenin değil, çevredeki diğer hareketli alanların da izlenmesi gerektiğine işaret ediyor.
UYDU RADARI 3 YILLIK HAREKETLİLİĞİ ORTAYA ÇIKARDI
Prof. Dr. Sefa Yalvaç, Erzincan Birlik Gazetesi’ne yaptığı online röportajda, bölgedeki hareketliliği 2023 yılından 15 Ağustos 2026 tarihine kadar geriye dönük olarak incelediğini belirtti.
Farklı tarihlerde elde edilen uydu radar görüntülerinin karşılaştırılmasıyla bazı noktalarda yaklaşık yarım metreye ulaşan deformasyonlar tespit edildi.
Yalvaç, bölgede yıllık hareket hızının yaklaşık 150 milimetre seviyesinde olduğunu belirtirken, hareketlerin bazı dönemlerde kopmalar ve ani hızlanmalar şeklinde görülebildiğine dikkat çekti.
“SADECE KAYAN YERE BAKMAMAK GEREKİYOR”
Prof. Dr. Yalvaç, bölgede yapılan çalışmaların doğal olarak mevcut heyelan sahasına yoğunlaştığını ancak uydu verilerinin daha geniş bir alanda hareketlilik bulunduğunu ortaya koyduğunu söyledi.
Yalvaç, özellikle mevcut heyelan sahasının kuzeyinde ve dağın üst kesimlerinde bulunan hareketli zonların sahada kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı.
“Sadece kayan yere bakmamak gerekiyor. Mevcut hareketin bulunduğu bölgenin kuzeyinde ve dağın üst kesimlerinde de farklı hareketli alanlar bulunuyor. Uydu haritalarında kütle hareketi gösteren bölgelerin sahada ekipler tarafından kontrol edilmesi gerekiyor.”
YALVAÇ DİKKAT ÇEKTİ: ASIL RİSK YUKARIDA!
Prof. Dr. Sefa Yalvaç’ın değerlendirmesinde en dikkat çekici noktalardan biri, dağın üst kesimlerinde hareketlilik gösteren kütlelere yönelik uyarısı oldu.
Yalvaç, mevcut heyelanın hemen ardından yeni ve büyük bir kaymanın gerçekleşeceği yönünde bir öngörüde bulunmadığını özellikle belirtirken, üst kesimlerdeki hareketli kütlelerin uzun vadede yakından takip edilmesi gerektiğini ifade etti.
Uzmanın dikkat çektiği bu kütlenin zaman içerisinde aşağı doğru hareket etmesi halinde Üzümlü’nün üst mahallelerini etkileyebilecek bir risk oluşturabileceği değerlendirildi.
Yalvaç, özellikle yağışların zemindeki hareketliliği artırabileceğine dikkat çekerek, yüksek eğimli yamaçların düzenli olarak kontrol edilmesi gerektiğini söyledi.
“Ben hemen akar demiyorum. Ancak burası yağış aldıkça hareket eden bir alan. Asıl endişe ettiğim yer yukarıdaki kütle. Bunun zaman içerisinde nasıl gelişeceğinin takip edilmesi gerekiyor” dedi.
YAĞIŞLAR HAREKETLİLİĞİ ARTIRABİLİR
Bölgede tespit edilen hareketliliğin değerlendirilmesinde zemin yapısı ve yağışların önemli faktörler arasında bulunduğu belirtildi.
Prof. Dr. Yalvaç, özellikle suya doygun hale gelen ince malzemeli zeminlerde hareketliliğin artabileceğini ifade etti.
Bu nedenle yağışlı dönemlerin ardından uydu verilerinin yeniden değerlendirilmesi ve hareketli olarak belirlenen alanların sahada kontrol edilmesinin önem taşıdığı kaydedildi.
ÜÇLER’İN BATISINA DİKKAT!
Uydu analizlerinde Üçler Mahallesi’nin batı kesimlerinde de hareketli bölgeler tespit edildi.
Yalvaç, bu alanların da yakından takip edilmesi gerektiğini belirterek, bazı hareketli zonlarda Çimene yönünde bir hareket eğilimi görüldüğünü ifade etti.
Özellikle hareketli ve daha stabil bölgelerin birbirinden ayrıldığı geçiş alanlarının sahada kontrol edilmesi gerektiği vurgulandı.
“ARAÇLA GEZEREK BÜTÜN ALANI GÖRMEK MÜMKÜN DEĞİL”
Geniş bir alana yayılan zemin hareketliliğinin yalnızca sahada gözlemlenmesinin zor olduğunu belirten Yalvaç, uydu radar verilerinin bu noktada önemli bir avantaj sağladığını söyledi.
Hazırlanan haritalarla hareketli alanların sınırlarının belirlenebildiğini ifade eden Yalvaç, bu koordinatların saha ekiplerine yol gösterebileceğini belirtti.
“Büyük bir alanı araçla gezerek bütün hareketleri görmek mümkün değil. Uydu verileri bize hareketli alanın sınırlarını gösteriyor. Ekipler bu sınırları takip ederek sahada çatlakları ve deformasyonları kontrol edebilir” dedi.

1 MİLYON 779 BİN METREKARELİK HAREKETLİ ALAN
Uydu analizlerinden elde edilen veriler, Üzümlü’deki hareketliliğin genişliğini de ortaya koydu.
Yaklaşık 1,78 kilometrekarelik alanda, yani 1 milyon 779 bin metrekarelik bir bölgede hareketlilik tespit edildi.
Uzman değerlendirmesine göre bu alanın tamamının aynı seviyede risk taşıdığı anlamına gelmiyor. Ancak hareketli zonların sınırlarının belirlenmesi ve özellikle yerleşim alanlarına yakın kesimlerin sahada kontrol edilmesi büyük önem taşıyor.
“AMAÇ KORKUTMAK DEĞİL, ÖNCEDEN UYARMAK”
Prof. Dr. Sefa Yalvaç, yapılan çalışmanın vatandaşları paniğe sevk etmek amacı taşımadığını özellikle vurguladı.
Bilimsel verilerin ilgili kurumların çalışmalarına katkı sağlaması gerektiğini belirten Yalvaç, mevcut heyelan sahasının yanı sıra uydu verilerinde hareketli görülen diğer bölgelerin de kontrol edilmesinin önemine dikkat çekti.
Yalvaç’a göre amaç, hareketlilik gösteren alanları önceden belirleyerek ilgili kurumların gerekli tedbirleri zamanında almasına katkı sağlamak.
ÜZÜMLÜ’DE GÖZLER GENİŞ ALANDAKİ HAREKETLİLİKTE
Üzümlü’de mevcut heyelan sahasındaki çalışmalar sürerken, uydu radar verileri bölgedeki zemin hareketliliğinin yalnızca gözle görülen alanla sınırlı olmadığını ortaya koyuyor.
50 santimetreye ulaşan hareketler, yaklaşık 150 milimetrelik yıllık hareket hızı ve 1,78 kilometrekarelik hareketli alan, bölgenin düzenli olarak izlenmesi gerektiğini gösteriyor.
Uzmanların özellikle dikkat çektiği dağın üst kesimlerindeki hareketli kütleler ile Üçler Mahallesi’nin batısındaki zonların saha ekiplerince kontrol edilmesi önem taşıyor.
Şimdi gözler, mevcut heyelan sahasının yanı sıra Üzümlü’nün üst kesimlerinde tespit edilen hareketli alanlarda yapılacak incelemelere çevrilmiş durumda.
PROF. DR. SEFA YALVAÇ KİMDİR?
Prof. Dr. Sefa Yalvaç, 1985 yılında Erzincan’da doğdu. Gümüşhane Üniversitesi Mühendislik ve Doğa Bilimleri Fakültesi Harita Mühendisliği Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görev yapan Yalvaç, özellikle kütle hareketleri, zemin deformasyonları, uzaktan algılama ve uydu radar verilerinin analizi alanlarında çalışmalar yürütüyor.
Akademik çalışmalarını afet ve zemin hareketlerinin erken tespitine yönelik teknolojiler üzerine yoğunlaştıran Yalvaç, ekibiyle birlikte Trabzon Teknokent bünyesinde DefoSense adlı yerli ve milli platformu geliştirdi. Sistem, uydu radar verilerini yapay zeka destekli yöntemlerle analiz ederek heyelan, çökme ve zemin hareketlerini tespit etmeyi ve olası risklerin önceden belirlenmesine katkı sağlamayı amaçlıyor.
Yalvaç, özellikle Erzincan İliç’teki maden sahası, Trabzon’daki dolgu alanları ve Konya’daki obruk riski gibi farklı sahalar üzerinde gerçekleştirdiği deformasyon analizleriyle dikkat çekiyor.
