Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Erzincan’da STK’lar Tek Ses Oldu: “Savaşa ve İşgale Dur De!”

Erzincan sivil toplum kuruluşları, Dörtyol Kızılay Meydanı’nda düzenledikleri basın açıklamasıyla

Erzincan sivil toplum kuruluşları, Dörtyol Kızılay Meydanı’nda düzenledikleri basın açıklamasıyla İslam coğrafyasındaki çocuk katliamlarına ve emperyalist kuşatmaya karşı birlik çağrısı yaptı. İHH Şube Başkanı Mustafa Uçar, “Birlik yoksa güç yoktur; mezhep tartışmaları enerjimizi tüketmesin.” diyerek İslam dünyasını ortak iradeye davet etti.

Erzincan’daki ortak basın açıklamasında Gazze’den Sudan’a, Doğu Türkistan’dan Ukrayna’ya kadar yaşanan çocuk ölümlerine dikkat çekildi. 7 Ekim’den bu yana sadece Gazze’de 21 bin, İran’da ise 200’den fazla çocuğun hayatını kaybettiğini hatırlatan STK temsilcileri, Batı’nın “Epstein dosyalarıyla rehin alınmış vicdanından” adalet beklemenin beyhude olduğunu vurguladı.

Uçar tarafından yapılan açıklamada, “İslam coğrafyasının dört bir yanında, çocuklar tonlarca ağırlıktaki bombaların hedefi oluyor. Dün Bosna’da, Çeçenistan’da, Afganistan’da, Arakan’da, Suriye’de ve Irak’ta dökülen kan; bugün Sudan’da, Lübnan’da, Doğu Türkistan’da, Yemen’de, Gazze’de ve İran’da dökülmeye devam ediyor. Coğrafyalar değişiyor, takvimler değişiyor ancak ölenler hep aynı: masum çocuklar, kadınlar ve siviller… Fail belli, silahlar belli, bombaların üzerindeki imzalar belli… 

ABD ve İsrail menşeli bombalar şehirleri yerle bir ederken, bizler hâlâ büyük düşmanımız olan “parçalanmışlığı” besliyoruz. Emperyalist güçler İslam coğrafyasını adım adım işgal edip, çocuklarımızı hayattan koparırken; anne babalar evlatsız, evlatlar anne babasız kalırken, bizler enerjimizi ve birliğimizi mezhep kavgaları, etnik tartışmalar ve çekişmelerimizle tüketmeyelim.  Katillerin bombaları “Şii misin, Sünni misin, Selefi misin, Sufi misin?” diye sormuyor. Hedefleri İslam dünyası ve Müslümanlar…57 İslam ülkesi, 1,8 milyar Müslüman nüfus, Gazze’de çocukların canını kurtaracak ortak bir irade ortaya koyamıyorsa, bu bir güçsüzlük değil, bu bir dağınıklıktır. Emperyalist ve siyonistler, her gün her saat insan haklarını ve savaş hukukunu hiçe sayarak çocuk, kadın, yaşlı ve sivil ayırt etmeksizin saldırılarını sürdürüyor. Bugüne kadar saldırılar sebebiyle farklı coğrafyalarda yüz binlerce insan katledildi. Milyonlarca kişi ise saldırıların oluşturduğu tahribat sebebiyle çok zor şartlar altında hayatlarına devam ediyor. 

Gerçekle yüzleşme vaktidir: Birlik yoksa güç yoktur. Güç yoksa zulümler durdurulamaz! Buradan İslam dünyasına ve liderlerine sesleniyoruz: Ekonomik, siyasi ve askeri gücü, mazlum çocukları koruyacak bir “ortak iradeye” dönüştürün. Her gün, her saat acı haberler geliyor İslâm coğrafyalarından… Gazze’de, 7 Ekim 2023’ten bu yana şehit olan çocuk sayısı 21 binden fazla… Yaralanan ya da uzuv kaybı yaşayan çocuk sayısı ise 44 bin 500’ü geçti… Binlerce çocuk tıbbi malzeme eksikliği nedeniyle anestezi olmadan uzuv kaybı yaşadı Batı Şeria’da, Kudüs’te ve Lübnan’da 7 Ekim 2023’ten bu yana 1000’e yakın çocuk katledildi.

İran’da 200’den fazla çocuk İsrail ve ABD saldırılarında hayatını kaybetti.  Sudan’da ise Nisan 2023’te başlayan iç savaşta binlerce çocuk doğrudan katledilmiş; savaşın tetiklediği şiddetli gıda krizi, kıtlık ve sağlık sisteminin çökmesi sonucunda ise yarım milyondan fazla çocuk açlık ve yetersiz beslenme nedeniyle vefat etmiştir. Doğu Türkistan’daki çocukların durumu, BM İnsan Hakları Ofisi (OHCHR) ve İnsan Hakları İzleme Örgütü (HRW) gibi bağımsız kuruluşların 2024-2026 raporlarına göre 1 milyona yakın çocuk ailelerinden koparılmış durumda. UNICEF Myanmar’ın raporuna göre 2024’te 750’den fazla çocuk öldürüldü veya yaralandı. Yaklaşık 500.000 Rohingya çocuğu Bangladeş’teki mülteci kamplarında büyüyor. Ukrayna’da öldürülen çocuk sayısı da sürekli olarak artıyor. 2022 yılından bu yana 3 bin 200’den fazla Ukraynalı çocuk saldırılarda hayatını kaybetti. 

Dün unutulan, hesabı sorulmayan her katliam, her savaş suçu yenilerine kapı araladı. İslam coğrafyaları bugün ateş altında. Ağır bombalarla 168 çocuğu aynı anda katledenler, tüm dünyanın gözleri önünde açık açık yalan söyleyip ‘haberimiz yok’ diyorlar.  Bugün İran’a yönelen Haçlı-Siyonist saldırısı İran’da son bulmayacaktır. İran, Filistin topraklarıyla sınırlı kalmayan ve Lübnan’ı, Yemen’i, Suriye’yi de hedef alan bu saldırganlık zincirinin son halkasını oluşturmakta. İşgalciler mevcut konjonktürü bir fırsat olarak telakki edip güçlerini artırmaya ve kendilerine tehdit teşkil edebilecek tüm unsurları tasfiye etmeye çalışıyorlar.İran’ın geçmişten bugüne icra ettiği siyasetin İslam topraklarında ne büyük acılara yol açtığını elbette biliyoruz. Bugün İran’a açılan savaşın İran’dan öte tüm coğrafyamıza, Müslümanlara karşı yürütülen bir saldırganlık olduğunu görmek ve buna göre tavır almak mecburiyetindeyiz. 

Emperyalist ve siyonist işgalciler Müslümanlara kan kusturuyor. Dünya sistemi, zalimleri değil mazlumları cezalandırıyor. Epstein dosyaları, aslında Batının “medeniyet” maskesi takmış muktedirlerinin, kendi çıkarları ve sapkınlıkları için neler yapabildiğini gösterdi. Bu durumun İslam coğrafyasındaki çocuk kıyımıyla bağlantıları var. İslam coğrafyasında binlerce çocuk katledilirken Batılı başkentlerin “sağır ve dilsiz” kesilmesinin nedeni, bu karar vericilerin önemli bir kısmının kirli dosyalarla birbirine bağlı olmasıdır. Vicdanı şantajla rehin alınmış bir sistemden, Müslüman çocuklar için adalet beklemek imkânsızdır.

 Emperyalist güçler İslam coğrafyasını adım adım parçalıyor. Ekonomik ve politik çıkarları için masum insanları katletmekten çekinmiyorlar. Bu tablo karşısında İslâm dünyası ve liderleri daha fazla gecikmeden harekete geçmelidir. Tüm dünya halkları yaşanan bu insanlık dışı katliam ve saldırılara karşı tepkisini açıkça göstermelidir.  Buradan tüm dünyaya haykırıyoruz: Bu küresel çarkın dişlileri arasında ezilen sadece çocuklar değil, tüm insanlığın onurudur. Epstein adalarındaki sapkın pazarlıklarla ruhu satılmış bir sistemin, Gazze’de ya da Sudan’da çocukların üzerine yağan bombalara ‘dur’ demesini beklemek beyhudedir. İslâm dünyası mezhep kavgalarıyla ya da çekişmelerle kendi içine gömüldükçe, bu kirli çark masumların kanıyla yağlanmaya devam edecektir.

 ABD ve İsrail’in uluslararası hukuku hiçe sayan bu pervasız saldırganlığına karşı; uluslararası toplumu, başta Birleşmiş Milletler olmak üzere tüm uluslararası örgütleri ve bölge ülkelerini acilen harekete geçmeye çağırıyoruz.” Dedi.

Özhanlar Mobilya