Erzincan’da Eylül ortasında termometreler gündüz 30 dereceyi gösterirken, gece 13 dereceye kadar düşen sıcaklıklar vatandaşlara aynı gün içinde iki farklı mevsimi yaşatıyor. Gündüz yaz sıcağının bunalttığı Erzincan’da, gece yaşanan 17 derecelik keskin sıcaklık düşüşü nedeniyle yüksek kesimlerdeki köylerde sobalar erken kuruldu.
Erzincan’da Eylül ayının ortalarında yaşanan gece-gündüz sıcaklık farkı, kentte aynı gün içinde iki ayrı mevsimin yaşanmasına neden oluyor. Takvimler sonbaharı işaret etmesine rağmen şehir merkezinde yaz ikliminin etkisi sürerken, termometrelerin gündüz saatlerinde 30 dereceyi gösterdiği kentte, güneşin batışıyla birlikte adeta serbest düşüş yaşanıyor. Gece sıcaklıklarının ani bir kırılmayla 13 dereceye kadar gerileyerek geceleri kış havası estiriyor.
Gündüz Yazlık Kıyafet, Gece Kış Provası
Aynı gün içerisinde kaydedilen 17 derecelik keskin sıcaklık salınımı, vatandaşların günlük yaşamını, kıyafet tercihlerini ve sağlık dengesini altüst ediyor. Sabah saatlerinde işe veya okula gitmek üzere evlerinden çıkan Erzincanlılar üzerlerindeki hafif kıyafetlerle sıcakla mücadele ederken, akşam saatlerinde aynı sokaklarda kış soğuklarıyla karşı karşıya kalıyor. Uzmanlar, bu ani geçişlerin özellikle solunum yolu enfeksiyonları, grip ve ani tansiyon değişimleri gibi sağlık sorunlarını artırdığına dikkat çekerek vatandaşları kat kat giyinmeleri konusunda uyarıyor.
Yüksek Kesimlerde Soba Sezonu Erken Açıldı
Sıcaklık farkının en belirgin hissedildiği noktalar ise Erzincan’ın yüksek rakımlı köyleri oldu. Şehir merkezinde akşam saatlerinde hırka ve montlar dolaptan çıkarken, rakımı yüksek köylerde özellikle akşam saatlerinde düşen sıcaklıklar nedeniyle vatandaşlar ısınmak için sobaları yakmaya başladı. Eylül ortasında soba maratonuna başlayan köylüler, geceleri soğuk havanın etkili olduğunu belirterek kış mevsimine erken giriş yaptıklarını dile getiriyor.
Kentteki tarım ve hayvancılık faaliyetleri de bu sert iklim salınımından doğrudan nasibini alıyor. Gündüz saatlerinde toprağın ve bitki örtüsünün aşırı buharlaşma nedeniyle yorulması, gece saatlerinde ise ani serinlemeyle şoka girmesi, özellikle sebze ve meyve üretiminde rekolte ile kalite endişelerini beraberinde getiriyor. Bölge çiftçileri, ürünlerini iklimin tahrip edici etkisinden koruyabilmek için önlem almak amacıyla vardiyalı sulama ve koruyucu tedbirleri artırmak zorunda kalıyor.
