Gümüşhane’nin kış sporları tarihindeki temelleri, sanıldığı gibi sadece modern tesislerle değil; İnönü Mahallesi’nde yükselen bir tutku, cesaret ve el emeğiyle atıldı. Şehrin hafızasına kazınan merhum Muzaffer Bey ve oğlu Mümtaz Bey’in hikayesi, bugün Zigana’da kayan her sporcuya ilham verecek türden.
İmkansızlıklar İçinde Bir Atlama Pisti
O dönemlerde kayak takımlarına ulaşmak bile bir lüksken, Muzaffer Bey spora olan tutkusunu evinin yanındaki doğal araziyi bir atlama pistine dönüştürerek somutlaştırdı. Kendi imkanlarıyla hazırladığı bu alan, Gümüşhane’nin zorlu coğrafyasını bir engel değil, bir fırsat olarak gören o eşsiz spor ruhunun simgesi oldu.

Fotoğraf: Memduh AKÇAY
15 Yaşındaki Bir Gencin Cesareti: Mümtaz Bey
Bu hikayeyi asıl unutulmaz kılan anlardan biri ise, merhum Mümtaz Bey’in henüz 14-15 yaşlarındayken bu rampadan sergilediği performans oldu. Modern ekipmanların, güvenlik kasklarının veya yumuşak iniş minderlerinin olmadığı o yıllarda; Mümtaz Bey’in metrelerce süzüldüğü o atlayışlar, Gümüşhane sokaklarında yankılanan birer kahramanlık hikayesine dönüştü.
Gümüşhane Kayak Kültürünün Temel Taşları
Muzaffer ve Mümtaz Bey’in başlattığı bu gelenek, sadece bireysel bir başarı değil, bir şehrin spor kimliğinin oluşmasıydı. İşte bu mirasın öne çıkan özellikleri:
- Doğal Pist Kullanımı: Şehrin eğimli yapısını spor sahasına çeviren yaratıcı zeka.
- Kuşaklar Arası Aktarım: Babadan oğula geçen disiplin ve kararlılık.
- Öncü Ruh: Gümüşhane’de kış sporlarının profesyonelleşmesine giden yolu açan ilk adımlar.
“Spor sadece bir fiziksel aktivite değil; azim, cesaret ve kararlılıkla şekillenen bir yaşam kültürüdür.”
Bir Şehrin Vefa Borcu
Bugün Gümüşhane’de kayak sporu denince akla gelen tesisleşmenin arkasında, İnönü Mahallesi’ndeki o karlı yokuşta hayal kuranların izi vardır. Gümüşhane spor tarihine adını altın harflerle yazdıran Muzaffer Bey ve Mümtaz Bey’i rahmet, saygı ve minnetle anıyoruz. Onların bıraktığı miras, Gümüşhaneli gençlerin kayak takımlarında yaşamaya devam ediyor.
