Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

19 İlden Gelen Gıda Kontrolörleri Erzincan’da Buluştu

Tarım ve Orman Bakanlığı koordinesinde düzenlenen “Süt ve Süt Ürünlerinde

Tarım ve Orman Bakanlığı koordinesinde düzenlenen “Süt ve Süt Ürünlerinde Resmi Kontrol Eğitimi” Erzincan’da yapıldı. 19 farklı ildeki gıda kontrolörlerinin katıldığı programda konuşan İl Müdürü Alper Koçaker, Türkiye’nin gıda güvenliğinde katettiği tarihi mesafeyi ve yürütülen proaktif çalışmaları anlattı.

Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Genel Müdürlüğü koordinasyonunda hayata geçirilen “Süt ve Süt Ürünlerinde Resmi Kontrol Eğitimi Programı”, Erzincan’ın ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Ergan Dağı Kayak Merkezi’nde düzenlenen ve 4 gün süren kapsamlı eğitim programına, Türkiye’nin 19 farklı ilinden gelen 40 gıda kontrol görevlisi katıldı.

Katılımcılara gıda güvenliği, resmi kontrol uygulamaları, süt ve süt ürünleri denetimleri ile güncel mevzuat ve uygulamalar hakkında detaylı bilgilerin aktarıldığı programın kapanışına; Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürü Alper Koçaker ile Tarım ve Orman Bakanlığı Gıda ve Kontrol Daire Başkanı Mehmet Menderes katıldı.

“Gıda Güvenliğinde Son 30 Yılda Dev Adımlar Atıldı”

Eğitimin kapanış bölümünde kursiyerlere hitaben bir konuşma gerçekleştiren Erzincan İl Tarım ve Orman Müdürü Alper Koçaker, Türkiye’de gıda güvenliğinin tarihsel gelişim sürecini ve bakanlığın bu alandaki stratejik hamlelerini anlattı. Ankara Üniversitesi Gıda Mühendisliği bölümünden 2003 yılında mezun olduğunu ve 2005 yılından bu yana bakanlık bünyesinde gıda kontrol görevlisi olarak sahada bulunduğunu belirten Koçaker, Türkiye’nin gıda güvenliği noktasında son 30 yılda katettiği mesafeye dikkat çekti.

1995 yılına kadar Tarım Bakanlığı’nın gıda güvenliği konusundaki yetkilerinin oldukça sınırlı olduğunu hatırlatan İl Müdürü Koçaker, süreci şu sözlerle özetledi: “1995 yılında yayımlanan Kanun Hükmünde Kararname ile üretim yerlerinin denetimi konusunda bakanlığımızın yetkileri artırıldı. 2004 yılına gelindiğinde ise gıda güvenliğinin yönetim sorumluluğu tamamen Tarım Bakanlığı’na devredildi. 2011 yılında yürürlüğe giren 5996 Sayılı Veteriner Hizmetleri, Bitki Sağlığı, Gıda ve Yem Kanunu ile mevcut sistemimiz çok daha güçlü ve modern bir yapıya kavuştu. Yaklaşık 30 yıllık bu süreçte gerçekleştirilen çalışmalar, önceki dönemlerde yapılanların katbekat üzerine çıkmıştır.”

“Avrupa Birliği Standartlarında Bir Sistem İşletiyoruz”

Türkiye’deki gıda güvenliği algısının yalnızca anlık denetimlerden ibaret olmadığını, arka planda devasa bir mevzuat ve altyapı çalışmasının bulunduğunu vurgulayan Alper Koçaker, sistemin Avrupa Birliği standartlarıyla uyumlu yönetmeliklerle yürütüldüğünü ifade etti. Gıda güvenliğinin bir “zincir ve sistem işi” olduğunu belirten Koçaker, üretimin ilk halkasından yani tarladan başlayarak, ürünün tüketiciye ulaştığı son ana kadar tüm süreçlerin kesintisiz kontrol altında tutulması gerektiğini kaydetti.

Çarpıcı Örnek: “Halk Sağlığı Riski Kaynağında Engellendi”

Tarım ve Orman Bakanlığı’nın üretimden tüketime kadar her aşamada proaktif bir rol üstlendiğini saha uygulamalarından canlı bir örnekle açıklayan Koçaker, yakın zamanda bir broiler (etlik piliç) kümesinde alınan dışkı numunesinde ‘Salmonella’ bakterisi tespit edildiğini paylaştı. Laboratuvar analizlerinin hemen ardından gerekli tüm tedbirlerin hızla alındığını ve hayvanların şartlı kesime sevk edildiğini belirten İl Müdürü, bu sayede potansiyel bir halk sağlığı riskinin daha sofralara ulaşmadan, kaynağında engellendiğini söyledi. Koçaker, bu örneğin bakanlığın üretimin her noktasındaki mutlak varlığını kanıtladığını ifade etti.

Milyon Dolarlık Laboratuvar Altyapısına Sahibiz”

Gıda biliminin küresel ölçekte nispeten yeni bir bilim dalı olmasına rağmen Türkiye’nin dünyadaki teknolojik ve bilimsel gelişmeleri çok yakından takip ettiğini belirten Alper Koçaker, bakanlık bünyesinde faaliyet gösteren teknik altyapıya dair şu verileri paylaştı:

Bakanlığa bağlı 39 laboratuvar ve 2 enstitü olmak üzere toplam 41 gelişmiş laboratuvar hizmet vermektedir. Bu merkezlerde milyon dolarlık yüksek teknolojik cihazlarla hassas analizler gerçekleştirilmektedir. Mevzuat ve teknik altyapı, değişen dünya koşullarına göre sürekli güncellenmektedir.

“Yalnızca Kendi Nüfusumuzu Değil, Milyonlarca Misafiri de Besliyoruz”

Gıda güvenliğinin aynı zamanda “gıda arz güvenliğinin” de en büyük teminatı olduğunu hatırlatan Koçaker, vatandaşların yeterli, besleyici ve güvenilir gıdaya kesintisiz ulaşmasının bakanlığın temel vizyonu olduğunu söyledi. Tarım ve Orman Bakanlığı’nın omuzlarında çok büyük bir sorumluluk olduğunu ifade eden Koçaker, “Bizler yalnızca kendi nüfusumuzun gıda ihtiyacını planlamakla kalmıyor, aynı zamanda ülkemizde ağırladığımız milyonlarca misafirimizin de gıda güvenliğini sağlıyoruz. Üretim planlamasından ithalata, denetimlerden laboratuvar analizlerine kadar geniş bir yelpazede; tarlada, ahırda, kümeste, fabrikada ve satış noktalarında yürütülen çalışmalar halk sağlığının korunması açısından hayati önem taşımaktadır” dedi.

Küresel ölçekte yaşanan zorluklara da değinen İl Müdürü, pandemi döneminde dünyanın gelişmiş birçok ülkesinde gıda tedarik zincirleri kırılırken ve ciddi krizler yaşanırken, Türkiye’de gıda sektörünün kesintisiz şekilde faaliyetlerini sürdürmesinin, tarım ve gıda teşkilatının sahadaki özverili ve geceli gündüzlü çalışması sayesinde mümkün olduğunu vurguladı.

Elazığ Çelik Ahşap