Türkiye’nin en köklü kurumlarından biri olan Türk Kızılay’ın Erzincan’daki tesislerinde üretilen maden suları, son günlerde ilginç bir tartışmanın odağı haline geldi. Erzincanlı vatandaşlar, kentin öz kaynaklarından üretilen maden suyu şişelerindeki bir detayın meyveli ve aromalı ürünlerde yer almamasını eleştiriyor.
Erzincan’ın öz kaynaklarından üretilen Kızılay maden sularındaki etiket farkı, vatandaşların dikkatinden kaçmadı. Sade maden suyu şişelerinde gururla taşınan “Erzincan” ibaresinin, aynı tesiste üretilen aromalı ve meyveli ürünlerde yer almaması, “Şehrimizin adı neden geri plana itiliyor?” tartışmalarını beraberinde getirdi.
Sade Şişede Var, Aromalıda Yok
Erzincan’ın bereketli topraklarından çıkan doğal maden suyunun dünyaca ünlü bir marka haline gelmesi şehir için gurur kaynağı olurken, tüketicilerin dikkati etiket tasarımlarına yöneldi. Vatandaşlar, klasik sade maden suyu şişelerinin üzerinde gururla taşınan “Erzincan” ibaresinin, aynı tesislerde üretilen aromalı ve meyveli seçeneklerde yer almadığını fark etti.
Şehrin adının bu ürünlerde görünür şekilde yer almaması, yerel halk arasında “Erzincan markasının geri plana itildiği” algısına yol açtı.
“Erzincan İsmi Ortak Bir Değerdir”
Konuyla ilgili görüşlerini dile getiren vatandaşlar, Kızılay’ın Erzincan tesislerinin bölge ekonomisi için büyük bir değer olduğunu vurgulayarak şu ifadeleri kullanıyor, “Sade maden sularını aldığımızda üzerinde büyük puntolarla Erzincan yazdığını görüyoruz ve bu bizi mutlu ediyor. Ancak aynı fabrikadan çıkan meyveli veya aromalı maden sularına baktığımızda bu yazıyı göremiyoruz. Bu su Erzincan’ın suyuysa, meyveli de olsa sade de olsa üzerinde bu şehrin adı gururla yazılmalıdır. Erzincan ibaresinin tüm ürünlerde standart hale getirilmesini istiyoruz.”
Marka Tasarımı mı, Tercih mi?
Dile getirilen bu sitemler, Kızılay’ın ambalaj tasarımlarındaki stratejisini sorgulatıyor. Birçok tüketici, Erzincan ibaresinin meyveli maden suyu etiketlerinde daha küçük yazılması veya hiç yer almamasının, şehrin tanıtım potansiyeline zarar verdiğini savunuyor.
Şehrin markalaşma sürecinde “Erzincan” adının her şişede bir imza gibi yer alması gerektiğini savunan kamuoyu, Türk Kızılay yetkililerinden etiket tasarımlarında revizyona gidilip gidilmeyeceğine dair bir açıklama bekliyor. Erzincanlılar, yerel kaynaklarla üretilen her damlada bu toprakların adının yaşatılmasını istiyor.
