Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Deprem Teknolojileri Enstitüsü Binası’nda düzenlenen programla dev projenin startı verildi. Arazi çalışmalarının ilk gününde, sahada aktif olarak kullanılacak ileri teknoloji sismik cihazlar kamuoyuna tanıtılırken, yürütülecek bilimsel çalışmaların Erzincan’ın geleceğine, imar stratejilerine ve afet yönetimine sağlayacağı hayati katkılar detaylı bir sunumla paylaşıldı.
“Sağlam zemin, güvenli gelecek” vizyonuyla sahaya inen bilim heyeti, çalışmaların ilk gününde Deprem Teknolojileri Enstitüsü Binası’nda bir araya geldi. Geniş katılımlı programda, Erzincan Havzası’nın röntgenini çekecek yüksek teknolojili sismik cihazlar vitrine çıkarılırken, projenin kenti depreme dirençli hale getirme yolunda sunacağı stratejik katkılar hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı.

Türkiye’nin en yüksek sismik risk barındıran bölgelerinin başında gelen Erzincan’da, olası bir depremin yüzeydeki yıkıcı gücünü ve sarsıntı boyutlarını önceden tahmin edebilmek amacıyla devasa bir bilimsel seferberlik başlatıldı. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi (EBYÜ) Deprem Teknolojileri Enstitüsü Yer Bilimleri Anabilim Dalı tarafından yürütülen geniş çaplı saha projesi kapsamında, Erzincan Havzası genelinde “tek istasyon mikrotremor” ve “SSR (Standart Spektral Oran)” ölçümlerine resmen başlandı.
Kalın alüvyon tabakalarından oluşan havza yapılarının, deprem dalgalarını hapsederek yüzeydeki sarsıntı şiddetini katlanarak artırdığı gerçeğinden yola çıkan bilim insanları, kentin kendine has havza geometrisini ve zemin yapısının deprem anında göstereceği reaksiyonu uçtan uca haritalandırmayı hedefliyor.
“Afet Yönetimi ve Kentsel Dönüşüm İçin Hayati Rehber Olacak”
Arazi çalışmaları kapsamında elde edilecek ileri düzey sismik parametreler, Erzincan Havzası’nın derinliği ve kalınlığı ile doğrudan ilişkilendirilecek. Bu sayede, gelecekte yaşanabilecek olası bir deprem anında sismik enerjinin zemin tarafından ne kadar büyütüleceği (zemin büyütmesi) yüksek hassasiyetle hesaplanabilecek.
“Sağlam zemin, güvenli gelecek” vizyonuyla başlatılan bu kritik çalışmadan elde edilecek veriler, sadece akademik literatüre katkı sağlamakla kalmayacak; aynı zamanda Erzincan’ın gelecekteki imar ve yapılaşma stratejileri, kentsel dönüşüm planlamaları ve afet yönetimi politikaları için de en önemli bilimsel dayanağı oluşturacak.
İlk Saha Ölçümleri İçin Düğmeye Basıldı
Projenin arazi çalışmalarının ilk gününde, kullanılacak ileri teknoloji sismik cihazların tanıtımı ve çalışmanın kente sağlayacağı stratejik katkıları anlatmak üzere bir program düzenlendi. Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Deprem Teknolojileri Enstitüsü Binası’nda gerçekleştirilen programda, projenin teknik detayları ve hedefleri kamuoyuyla paylaşıldı.
Doç. Dr. Eren Pamuk: “Erzincan’ın Deprem Davranışını 3 Boyutlu Modellemek İçin Sahadayız”
Programda projenin detaylarına ilişkin kapsamlı bir sunum gerçekleştiren Proje Yürütücüsü Doç. Dr. Eren Pamuk, Erzincan’ı depreme dirençli bir kent haline getirmek için çok boyutlu bir çalışma yürüttüklerini vurguladı. Sahadaki mevcut durum ve hedefledikleri aşamalar hakkında bilgi veren Doç. Dr. Pamuk, şu ifadeleri kullandı: “Bugün paylaştığımız bu önemli proje kapsamında, Erzincan Havzası’nın büyük depremler esnasındaki davranış reflekslerini araştırmaya başladık. Bu doğrultuda halihazırda üç farklı jeofizik teknik kullanarak sahada veriler topluyoruz. Elde edeceğimiz bu verilerin ışığında; hem havzanın büyük bir deprem anında nasıl reaksiyon göstereceğini hem de havzanın jeolojik olarak nasıl bir yapıya sahip olduğunu iki ve üç boyutlu (2D ve 3D) olarak modelleyeceğiz.”
“Hedefimiz Binlerce Noktadan Veri Toplayarak Deprem Dirençli Bir Kent İnşa Etmek”
Çalışmanın ilk etapta geniş bir saha ağını kapsadığını ve katlanarak büyüyeceğini belirten Doç. Dr. Eren Pamuk, konuşmasını şu sözlerle sürdürdü: “Şu an itibarıyla havza genelinde belirlenen 50 farklı lokasyonda ilk sismik ölçümlerimize başlamış bulunmaktayız. Bu başlangıç ölçümlerinin hemen akabinde, sahada çok daha detaylı ve ileri düzey jeofizik ölçümleri gerçekleştireceğiz. Bu projenin başarıyla tamamlanmasının ardından ise hedefimizi daha da büyüterek, tüm Erzincan Havzası’nı kapsayan binlerce noktada jeofizik, jeolojik ve jeoteknik veriler toplayacağız.”
Doç. Dr. Pamuk, enstitü bünyesinde yürütülen bu dev projenin nihai hedefinin, Erzincan’ın gelecekte deprem dirençli bir kent olması yolundaki en büyük ve en somut bilimsel adımı atmak olduğunu belirterek sözlerini tamamladı. Cihaz tanıtımlarının ardından bilim heyeti, ilk ölçümleri gerçekleştirmek üzere sahaya indi.
