Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Piyango, Yılbaşı Bileti, Loto ve İddaa Oynamak Helal mi Harammı? Diyanet Görüşü

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu, piyango,

Türkiye Diyanet İşleri Başkanlığı’na bağlı Din İşleri Yüksek Kurulu, piyango, toto, loto, spor toto (iddaa) ve benzeri tüm şans oyunlarının dinen “haram” olduğuna dair 2020 yılında aldığı kararı bir kez daha teyit etti. Kararda, bu tür oyunların kumar kapsamında değerlendirildiği ve Müslümanların bu yollardan uzak durması gerektiği vurgulandı.

“KAZANÇ HAKSIZ, İŞLEM KUMAR”

2020/33 sayılı kararında konuyu en ince ayrıntısına kadar ele alan Kurul, “Taraflardan birisinin kazanıp diğerinin kaybetmesi esasına dayalı olan bütün şans oyunları kumar olduğundan haramdır” ifadesini kullandı. Gerekçe olarak, bu tür faaliyetlerde bir tarafın kaybederken, diğer tarafın haksız bir kazanç elde ettiği gösterildi. Kararda, İslam hukukundaki klasik kaynaklara atıfta bulunularak, şans faktörüne dayalı piyango, toto, loto, iddia, müşterek bahis ve ganyan gibi tüm tertip ve oyunların aynı hükme tabi olduğunun altı çizildi.

“GELİRİN HAYIRLI OLMASI HARAMLIĞI KALDIRMAZ”

Kurul, bu tür oyunların gelirlerinden bazı hayır kurumları veya devlet kuruluşlarının yararlanmasının, uygulamayı meşru hale getirmeyeceğini de önemle vurguladı. Kararda, “Bu tür oyunların hâsılatından bazı kuruluş ve hayır kurumlarının yararlanması, onları meşru hale getirmez ve haramlık hükmünü değiştirmez” denilerek, kumar yoluyla elde edilen paranın kaynağı itibarıyla meşru olmadığına işaret edildi.

MÜSLÜMANLARA TAVSİYE: UZAK DURUN, TÖVBE EDİN, KAZANCI TASFİYE EDİN

Din İşleri Yüksek Kurulu, Müslümanlara şu önemli tavsiyelerde bulundu:

  • UZAK DURMA: Müslümanların, meşru olmayan bu kazanç yollarından kesinlikle uzak durması gerektiği belirtildi.
  • TÖVBE VE TASFİYE: Bu yollardan herhangi bir kazanç elde edilmişse, derhal tövbe edilmesi ve elde edilen kazancın, herhangi bir sevap beklenmeksizin tamamen ihtiyaç sahiplerine verilmesi gerektiği ifade edildi. Bu, dinen yasak bir yolla elde edilen malın “temizlenmesi” anlamına gelmektedir.

Bu net açıklama, özellikle şans oyunlarına yönelik toplumda oluşan “bir sakıncası yok” algısına karşı, dini otorite tarafından verilmiş resmi ve bağlayıcı bir cevap niteliği taşıyor.