Ana Sayfa Arama Galeri Video Yazarlar
Üyelik
Üye Girişi
Yayın/Gazete
Yayınlar
Kategoriler
Servisler
Nöbetçi Eczaneler Sayfası Nöbetçi Eczaneler Hava Durumu Namaz Vakitleri Puan Durumu
WhatsApp
Sosyal Medya
Uygulamamızı İndir

Taşın Dile Geldiği Yer: Tercan Mama Hatun Türbesi

Tarih boyunca Doğu ile Batı arasında stratejik bir geçiş koridoru

Tarih boyunca Doğu ile Batı arasında stratejik bir geçiş koridoru olan, Kafkaslar ve Doğu Anadolu’yu İç Anadolu’ya bağlayan tarihi İpek Yolu’nun en kritik duraklarından Erzincan’ın Tercan ilçesi, Türk-İslam mimarlık tarihinin en özgün ve gizemli yapı gruplarından birine ev sahipliği yapmaya devam ediyor: Mama Hatun Türbesi ve Külliyesi.

Çevresini kuşatan sur benzeri yapısı, geometrik zarafeti ve asırlardır ayakta kalan yapısıyla bu anıt, sadece Erzincan’ın değil, tüm Anadolu’nun en müstesna kültür varlıkları arasında gösteriliyor.

1. DOĞU ANADOLU’DA BİR KADIN HÜKÜMDAR VE SALTUKLU İHTİŞAMI

1071 Malazgirt Zaferi’nin hemen ardından Erzurum, Erzincan, Bayburt ve çevresinde kurulan Doğu Anadolu’nun ilk Türk beyliklerinden Saltuklular (1071–1202), bölgeye kazandırdıkları mimari eserlerle Türk-İslam kültürünün bu topraklara kök salmasında öncü rol oynadı. 1191 yılında beyliğin başına geçen II. İzzeddin Saltuk’un kızı Mama Hatun, dönemin siyasi çalkantılarına rağmen dirayetli yönetimi, diplomasideki etkinliği ve imar faaliyetleriyle adını tarihe altın harflerle yazdırdı.

Yaklaşık 10 yıl boyunca hüküm süren ve bölgede büyük saygı gören Mama Hatun’un 1192 yılındaki vefatının ardından, anısını ölümsüzleştirmek adına bu anıtsal yapı inşa edildi. Saltuklu Devleti’nin 1202 yılında Gürcü seferleri ve Selçuklu nüfuzu neticesinde yıkıldığı dikkate alınacak olursa, türbenin 1192-1202 yılları arasında tamamlandığı kabul edilmektedir.

2. TAŞ SANATINDA AHLAT EKOLÜ VE SIR DOLU MİMAR

Türbenin batı portalinde yer alan kitabede dikkat çekici bir detay göze çarpar: Yapıda bani (yaptıran) ismi yerine doğrudan mimarın adı okunmaktadır. Türbenin mimarı, Van Gölü havzasında gelişen ve dönemin taş işçiliğinde “dünya markası” kabul edilen Ahlat mimarlık ekolünün temsilcisi Ahlatlı Ebu’n-Nema bin Mufaddal’dır.

Ahlatlı ustanın elinde şekillenen ve bölgeye özgü sarıya çalan pürüzsüz kesme taşlarla inşa edilen yapı, işçiliğindeki milimetrik hassasiyet ve detay zenginliğiyle “taşla yazılmış bir destan” niteliğindedir.

3. ANADOLU MİMARİSİNDE EŞİ BENZERİ OLMAYAN PLAN: DIŞ KUŞATMA DUVARI

Mama Hatun Türbesi’ni Orta Asya’dan Balkanlar’a uzanan geniş coğrafyadaki diğer Türk kümbetlerinden ayıran en temel fark, kendisini çevreleyen anıtsal silindirik ihata (kuşatma) duvarıdır.

  • Boyutlar ve Statik: Türbenin ana kütlesini çember gibi saran bu dış duvar; 2,50 metre kalınlığa, 13,50 metre iç çapa ve 10,50 metre yüksekliğe sahiptir.
  • Gizemli Nişler: Duvarın iç yüzeyine açılmış sivri kemerli 13 derin niş yer almaktadır. Sanat tarihçilerine göre bu nişler, yalnızca estetik bir unsur değil; Mama Hatun’un soyundan gelen diğer hanedan mensupları veya komutanların lahitlerinin konulması amacıyla tasarlanmış özel alanlardır.
  • Anıtsal Portal (Giriş) ve Taş Süsleme: Yapının batı cephesindeki giriş kapısı (portal), dışa doğru taşan anıtsal kurgusuyla ziyaretçiyi karşılar. Yonca yaprağı biçimindeki niş içerisine oturtulan portal; mukarnas dolguları, büyüleyici geometrik geçmeleri, dilimli rozetleri ve birbirini izleyen düğüm motifleriyle Selçuklu taş süsleme sanatının tüm zarafetini sergiler. Girişin solunda küçük bir çeşme nişi, sağında ise üst katlara çıkan merdiven yapısı yer alır.

4. İKİ KATLI ANITSAL KÜMBET VE MUMYALIK BÖLÜMÜ

Dış duvarın tam merkezinde, adeta koruyucu bir zırhın ortasında yükselen ana kümbet yapısı ise iki katlı olarak inşa edilmiştir:

  1. Mumyalık (Kripta – Alt Kat): Dört basamaklı taş bir merdivenle inilen kare planlı mumyalık bölümü, çapraz tonozla örtülüdür. Mama Hatun’un ebedi istirahatgâhının bulunduğu bu sanduka odasında, hanedana ait olduğu değerlendirilen 11 ayrı mezar daha yer almaktadır.
  2. Mescid (Üst Kat): Yedi basamaklı merdivenle çıkılan üst kat, 13,15 metre çapında silindirik bir mecandır ve üzeri tonozla kapatılmıştır. Burası vaktiyle ibadet ve dua alanı (mescid) olarak kullanılmıştır. İç mekana ışık sızdıran mazgalların çevresi üzüm salkımı ve stilize rozet motifleriyle bezenmiştir.
  3. Çatı ve Gövde Uyumu: Kümbetin dış gövdesi, üst köşelerinin pahlanmasıyla sekizgene dönüştürülmüş, üzeri ise gövdeyle kusursuz bir uyum sağlayan dilimli konik bir külah (çatı) ile örtülmüştür.

5. YALNIZ BİR TÜRBE DEĞİL: 800 YILLIK BİR KÜLLİYE KOMPLEKSİ

Mama Hatun Türbesi, münferit bir anıt mezar olmanın ötesindedir. Kümbetin hemen yanı başında yükselen Tercan Mama Hatun Kervansarayı, hamamı ve mescidi ile birlikte burası dönemin İpek Yolu üzerinde hizmet veren kapsamlı bir külliye (sosyal tesis) konumundaydı.

Yüzyıllar boyunca Doğu’dan gelen tüccarları, dervişleri ve yolcuları ağırlayan bu menzil külliyesi, Erzincan’ın tarihsel süreçte üstlendiği ticari ve kültürel misyonun en somut şahididir. Günümüzde restore edilerek koruma altına alınan Mama Hatun Türbesi ve Külliyesi, hem tarih meraklılarını hem de mimari tutkunlarını Erzincan’ın Tercan ilçesinde ağırlamaya devam ediyor.

Elazığ Çelik Ahşap