Ana sayfa görseli yapay zekâ ile üretilmiştir; gerçeği yansıtmamaktadır.
08-12 Haziran 2026 tarihleri arasında Erzincan’da gerçekleştirilecek 46. Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu, sadece bilim insanlarını bir araya getirmeyecek; Erzincan’ın binlerce yıllık tarihini yeniden ayağa kaldırmayı hedefleyen dev bir vizyon projesinin de dünyaya tanıtımına sahne olacak. Prof. Dr. Abdulkadir Gül ve ekibi tarafından hazırlanan “Tarihi Erzincan Arkeopark Projesi”, kenti Anadolu’nun en önemli açık hava tarih ve kültür merkezlerinden biri haline getirmeyi amaçlıyor.
ERZİNCAN, BİLİM DÜNYASININ GÜNDEMİNDE
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü ile Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi iş birliğinde düzenlenen sempozyumun bilim kurulunda Harvard, Chicago, Roma Sapienza, Bari Aldo Moro ve Alman Arkeoloji Enstitüsü gibi dünyanın saygın kurumlarından akademisyenler yer alıyor.
Bu durum, Erzincan’ın yalnızca yerel bir kültür etkinliğine değil, uluslararası ölçekte ses getirecek bilimsel bir organizasyona ev sahipliği yaptığını ortaya koyuyor.
Ancak sempozyumun en dikkat çekici başlıklarından biri, kuşkusuz “Tarihi Erzincan Arkeopark Projesi” olacak.
PROF. DR. ABDULKADİR GÜL: “GEÇMİŞE DEĞİL, GELECEĞE BAKAN BİR PROJE İNŞA EDİYORUZ”

Projenin bilimsel ve stratejik öncülüğünü üstlenen Erzincan Binali Yıldırım Üniversitesi Tarih Bölüm Başkanı Prof. Dr. Abdulkadir Gül, hazırlanan resmi raporda projenin vizyonunu ve kentsel hafıza niteliğini şu sözlerle özetledi:
“Erzincan Arkeopark Projesi, yalnızca geçmişi sergileyen değil; tarihsel kimliğimizi geleceğe taşıyan, eğiten, birleştiren ve canlandıran bir proje olarak düşünülmüştür. Tarih boyu birçok afetle karşılaşan, özellikle 1939 Cumhuriyet tarihinin en büyük depremi ve 1992 depremi gibi yıkıcı sarsıntılarda tarihi izleri neredeyse yok olma aşamasına gelmiş bir Erzincan gerçeğiyle karşı karşıyayız. Ancak Arkeopark, bu tahrip olmuş kadim mirası yeniden inşa etmek ve ayağa kaldırmak için alternatif bir araç olacaktır. Geleneksel akademik anlatıların ötesine geçerek, interaktif bir arkeopark ile yerel tarihi yaşanır hale getirmeyi amaçlamaktayız. Erzincan’ın tarihini yeniden ayağa kaldırmak, sadece bir şehir için değil; Anadolu’nun hafızası için bir görevdir. Bu vesileyle tüm bilim dünyasını ve paydaşlarımızı bu sürece ortak olmaya ve projeye katkı sunmaya davet ediyorum.” Dedi.
HEDEF: ERZİNCAN’I AÇIK HAVA TARİH MÜZESİ HALİNE GETİRMEK
Hazırlanan rapora göre Arkeopark Projesi, Erzincan’ın Erken Çağlardan Urartulara, Roma’dan Bizans’a, Selçuklu’dan Osmanlı’ya kadar uzanan çok katmanlı tarihini görünür hale getirmeyi amaçlıyor. Proje sadece kazı ve restorasyondan ibaret değil; kültürel mirası yaşayan bir deneyime dönüştürmeyi hedefleyen kapsamlı bir dönüşüm planı niteliği taşıyor.
Projenin temel yaklaşımı, tarihi eserleri yalnızca korumak değil, onları eğitim, turizm ve sosyal yaşamla bütünleştirerek yeniden canlandırmak.
“ANADOLU’NUN KİLİDİ”NDEN “ANADOLU’NUN ANAHTARI”NA
Raporda Erzincan’ın, Malazgirt Zaferi sonrasında Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşmasında kritik rol üstlenen stratejik merkezlerden biri olduğu vurgulanıyor. Özellikle Mengücek Beyliği’nin bölgedeki varlığı, Erzincan’ı Türk-İslam tarihinin önemli merkezlerinden biri haline getiriyor.
Projeyi hazırlayan akademisyenler, Arkeopark’ın Erzincan’ı “Anadolu’nun kilidi” olmaktan çıkarıp “Anadolu’nun anahtarı” konumuna yükselteceğini savunuyor. Amaç, geçmişte savaşlar ve depremler nedeniyle büyük ölçüde tahrip olan tarihi mirası yeniden görünür hale getirmek.
TARİHİN TÜM KATMANLARI BİR ARADA SERGİLENECEK
Projede ziyaretçilerin farklı medeniyetleri aynı alan içerisinde deneyimleyebileceği tematik bölümler oluşturulması planlanıyor.
Arkeopark içerisinde;
- Urartu ve Roma dönemlerine ait yerleşim izleri,
- Mengücek dönemi mimarisi,
- Selçuklu ve Osmanlı sosyal yaşam alanları,
- Cami, medrese ve türbe maketleri,
- Dijital arşivler,
- Etkileşimli sergiler,
- Sözlü tarih anlatımları
yer alacak. Böylece ziyaretçiler Erzincan’ın tarihsel yolculuğunu sadece okuyarak değil, yaşayarak öğrenebilecek.

İZZETPAŞA CAMİİ VE KALE ÇEVRESİNDE KAZILAR BAŞLIYOR
Projenin ilk aşamalarından biri bilimsel arkeolojik çalışmalar olacak.
Rapora göre özellikle İzzetpaşa Camii ve çevresinde sistematik arkeolojik kazılar yürütülecek. Bunun yanında kale çevresinde gerçekleştirilen jeofizik ve jeoradar çalışmalarının sonuçları değerlendirilerek yeni kazı alanları oluşturulacak.
Amaç, Eski Erzincan’ın bilinmeyen yönlerini ortaya çıkarmak ve elde edilen bulguları bilimsel yayınlarla dünya kamuoyuna sunmak.

3 BOYUTLU TARİH CANLANDIRMASI YAPILACAK
Arkeopark Projesi’nin en dikkat çekici bölümlerinden biri de dijital teknoloji kullanımı.
Raporda Eski Erzincan Kalesi’nin 3 boyutlu modelleme çalışmalarının yürütüldüğü belirtiliyor. Bu sayede ziyaretçiler, yüzyıllar önceki Erzincan’ın nasıl göründüğünü dijital ortamda inceleme fırsatı bulabilecek.
Bu yaklaşım, klasik müzecilik anlayışının ötesine geçerek teknolojiyi tarihle buluşturuyor.

ÇOCUKLAR MİNİ KAZILAR YAPACAK
Proje yalnızca turistlere değil, Erzincanlılara da hitap ediyor.
Özellikle çocuklar ve gençler için mini kazı simülasyonları, tarih atölyeleri, rehberli geziler ve uygulamalı eğitimler düzenlenecek. Üniversite öğrencileri de sahada bilimsel çalışmaların içerisinde yer alma fırsatı bulacak.
Böylece tarih, kitap sayfalarından çıkarak günlük hayatın bir parçası haline gelecek.

ARKEOPARK AYNI ZAMANDA BİR KÜLTÜR MERKEZİ OLACAK
Hazırlanan plana göre alan sadece arkeolojik bir merkez olarak kullanılmayacak.
Sergiler, tiyatro etkinlikleri, açık hava sinemaları, konserler ve kültürel organizasyonlar da Arkeopark’ın önemli fonksiyonları arasında yer alacak.
Bu yönüyle proje, Erzincan’ın yeni sosyal ve kültürel buluşma noktası olmayı hedefliyor.
TURİZMDE YENİ DÖNEM BAŞLATABİLİR
Raporda Arkeopark’ın Erzincan’ı aktif bir tarih ve kültür turizmi merkezi haline getirmesinin hedeflendiği açıkça ifade ediliyor. Bu kapsamda ziyaretçi merkezi kurulması, belgeseller hazırlanması, tanıtım materyalleri üretilmesi ve kültürel ürünlerin satışa sunulması planlanıyor.
Uzmanlara göre proje başarıyla hayata geçirilirse Erzincan;
- Doğu Anadolu’nun önemli kültür turizmi merkezlerinden biri,
- Uluslararası akademik araştırmaların cazibe noktası,
- Açık hava müzeciliğinde örnek gösterilen şehirlerden biri
haline gelebilir.

BEŞ YILLIK YOL HARİTASI HAZIR
Arkeopark Projesi için kısa, orta ve uzun vadeli uygulama planları da hazırlanmış durumda.
İlk etapta kazılar, restorasyonlar, tanıtım faaliyetleri ve ulaşım altyapısı üzerinde çalışılacak. Ardından kültürel etkinlikler, ziyaretçi yönetimi ve sürdürülebilir finansman modelleri devreye alınacak. Projenin tam anlamıyla hayata geçirilmesi için beş yıllık bir takvim öngörülüyor.
ERZİNCAN’IN GELECEĞİNE YAPILAN YATIRIM
Tarihi Erzincan Arkeopark Projesi, yalnızca geçmişi korumayı değil; Erzincan’ın ekonomik, kültürel ve turistik geleceğini şekillendirmeyi amaçlayan stratejik bir yatırım olarak öne çıkıyor.
46.Uluslararası Kazı, Araştırma ve Arkeometri Sempozyumu’nda dünya bilim çevrelerinin önüne çıkacak proje, destek bulması halinde Erzincan’ın tarih sahnesindeki yerini yeniden güçlendirebilir.
Raporda yer alan ifadeyle; Erzincan, 2026 yılının Haziran ayında sadece uluslararası bir sempozyuma ev sahipliği yapmakla kalmayacak; “Tarihi Erzincan Arkeopark Projesi” ile geçmişin mirasını geleceğin modern turizm ve eğitim vizyonuyla birleştiren dev bir açık hava müzesinin meşalesini yakacak.
